Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olan Tayyip Bey, rakip seçimini ülkemizdeki terörü besleyenlerden, yine ülkemiz ve İslam coğrafyası üzerine bin bir oyun oynayanlardan seçmiyor. Onları zaten “kadim dost” sayıyor. Ya kimi seçiyor? Muhalefeti, sendikaları, yazarları, çizerleri kısaca kendisini eleştirenleri, karşısında olanları seçiyor, diyebiliriz.
Tarihi günler yaşıyoruz. BM’nin “Mavi Marmara” raporunun açıklanmasına denk getirilen ve Türk topraklarında kurulma kararı alınan “füze kalkanı projesi”.
BM hazırladığı raporla İsrail’i ihya etti. Haksızken haklı durumuna getirdi. Tabi siyaset uzmanları, gelinen noktanın AKP’nin beceriksizliğinden kaynaklandığı, görüşünde birleştiler. Füze kalkanının Türkiye’ye yerleşmesi kararı ise adeta halktan gizlendi. Sadece sıradan bir haber olarak duyuruldu. Bu projeye evet demekle Türkiye, İslam coğrafyasında hangi pozisyona düştü? Getirisi ne olur? Götürüsü ne olur? Bu projenin, manevi hassasiyetlerini ön planda tutanlar için “Bize silah çeviren bizden değildir” hadisi şerifinin kapsamına girip-girmediği tartışılmadı! Milletten asıl gündem gizlendi. Dedik ya, tam bir taktik ustası Tayyip bey.
Gündeme hemen İsrail ve Filistin’i koydu. İsrail’e verdi, veriştirdi. Filistin halkına sözde sahip çıktı, babalık pozları verdi. Tabi bu taktikler, gerçek süreci bilmeyen vatandaşın hoşuna gidiyor. Tayyip Bey kahraman ilan ediliyor. Hatta Türk savaş gemilerinin Akdeniz de dolaşacağı, kendisinin de Gazze’yi ziyaret edeceği gündem edildi. Vatandaşa “İsrail için, hadi erkeksen bana da müdahale et” mesajı verilmeye çalışıldı. Tabi biraz siyasetten anlayanlar, bu söylemlerin sadece laf ve vatandaşın gazını almaya yönelik olduğunu anladı.
Muhalefette söylemlerini sertleştirdi. Hatta Kemal Kılıçtaroğlu “Gazze’ye gidersen seni alnından öperim” dedi. Taktiği hazır olan Tayyip beyin rakibi de belli olmuştu. CHP ve Genel Başkanı. AKP ve Başbakan tarafından sokaklarda bile az rastlanır cinsten söylemler, cevaplar, açıklamalar yapıldı. Hatta mezhep ayrımcılığına kadar gitti iş. Allah’tan milletimiz AKP’yi kaale almadı. 1977’lerde düştüğü hataya düşmedi. İnşallah düşmez de.
Ama benim kafam şu “alnından öpme” meselesine takıldı. Zor bir işi yapan, kendinden beklenmeyen bir başarı sağlayan veya karşısındakini takdir etmek için kullanılan bir tabirdir alnından öpme. Birde negatif anlamda kullanılır. Yapamayacağı bir işi dillendirip, vatandaş tabiri ile artistlik yapanlara karşı denir; Hadi yap da görelim anlamında.
Sonra Bush’tan, Obama’dan, Berlusconi’den, Barzani’den, Talabani’den esirgemediği alnını, Müslüman olan Kemal Kılıçtaroğlu’ndan neden esirgedi Tayyip bey? Bunu da anlamış değilim!
Akın Aydın